HÜKÜMETİN BÜTÇESİ VATANDAŞIN CEBİ BOŞ

İYİ Partili Kazım Yücel, zaman zaman çarşıda, pazarda halkın ve esnafın sorunlarını dinliyor. Tezgahların arkasına geçerek, pazarcı esnafıyla dertleşen Yücel, yolda da vatandaşla sohbet ediyor.  İYİ Partili Yücel’e göre artık birinci sorunun ekonomi değil, mülteciler sorun olmaya başlamış. Yücel, “Şu anda birinci sorun ekonomi olması düşüncesiyle saha çıkıyoruz. Önceliğin mülteci sorunu olduğunu gördük. 50'den fazla mağaza ziyareti yaptığımızda bunun yarısından fazlasının mülteci, sığınmacı, Afganlı, Suriyeli adına ne derseniz deyin bu kişilerin Türkiye'ye yoğun bir şekilde gelmesinden rahatsız olduğuna şahit olduk. Bu sıkıntının ekonominin önünde olduğunu gördük. Sohbetlerde bu sığınmacıları ülkelerine hangi parti gönderecekse ona oy vereceğiz diyen bir kitlenin oluştuğunu tespit ettik. Önceliği bence mülteciler almış” diye konuştu.

SIKINTININ BÜYÜĞÜ EKONOMİ TARAFI

Sıkıntının büyük tarafının da ekonomi olduğunu kaydeden Yücel, “İktidarda değiliz. Belediyeyi idare eden de değiliz. Biz muhalefetiz. Muhalefet edasıyla vatandaşlarımızın çözüm kavuşabilecek belediye veya hükümet kanadında olan konulara çözüm bulmaya çalışıyoruz. Hükümet kanadını vekilimiz ile paylaşıyoruz. Sonra dönemde vekilimiz Kayseri'de ve esnaf ziyareti yapıyoruz. Belediye bölümünde ise çözüme kavuşacak konuları ise yetkililere bildiriyoruz” dedi.

SEÇİM VARMIŞ GİBİ GİTMİYORUZ OY TALEP ETMİYORUZ

Ziyaretlerin dostane ortamda geçtiğinin altını çizen Yücel, şunları söyledi:
“ Biz seçim yokken gidiyoruz. Dostane sohbet ediyoruz. Ne oylarını istiyoruz. Ne de oylarına talibimiz imajını veriyoruz. Sayın genel başkanımız yerel seçimlerin olduğu akabinde bizleri şu ifadeyi kullanmıştı. Seçim yeni başladı. Sahaya çıkıp oy istemeyeceksin ama vatandaşın size verdiği görevi güzel bir şekilde yerine getireceksiniz. Bu siyasete ısınma turladır. 5 yıl sonraki siyasete hazırlanma süreci demişti. Bu o düsturla sahadayız. Seçim var gibi gidiyoruz oy talep etmiyoruz. Ama halkımızın bize verdiği görevler neticesinde vatandaşın sorunları dinleyip bugün ki belediye yetkililerine ileterek, bir nebze olsa vatandaşa yardımcı olmaya çalışıyoruz. Vatandaşın ekonomi açıdan sıkıntıları mecburen dinliyoruz. Çünkü vatandaş karşısında bir siyasi partinin yöneticilerini görüyor ve dertleniyor. Bizim şu anda il başkanlığı nezdinden bir dosya şeklide toparlanıp milletvekilimiz ile gönderdiğimiz bir Kayseri durumu var.”

1 AYLIK RAHATLAMA VAR AMA…

Gurbetçilerin yoğun gelmesi nedeniyle kısmen bir iyileşmenin olduğunu kaydeden Yücel, “Gurbetçi diye tabir ettiğimiz misafirlerimizin yoğun olduğu dönemde kısmen bir iyileşme var. Yaz dönemi asgari ücretlinin evlerini daha asgari bir ortamda evini geçindirebileceği, doğalgazın olmadığı, elektrik tüketiminin fazla olmadığı dönemlerde hafifte olsa bir aylık memnuniyet dönemi var. Elektrik, doğalgaza gelen zam ile birlikte kış döneminde masrafların tavan yapacağı, yurt dışında gelenlerin ülkelerine dönmesiyle birlikte ciddi bir sıkıntıya girileceğini görüyoruz. İnşallah hükümet tarafından İYİ Parti'nin yaptığı eleştirileri dikkate alınır. Hükümet vatandaşları bir takım iyileştirme yapmak zorunda. Pazardaki enflasyon yüzde 50 olmuş. Ama halen hükümet memur maaşına yüzde 12 zam veriyor. Yani eski asgari ücret 2 bin 250 lira geçim kolay. Bugün ki asgari ücret 2850 lira geçinmek mümkün değil. Türkiye'de asgari ücretli sayısını hafife almayın. Yüzde 80'a dayanan gelir kapısı burası. Orta halli dediğimiz vatandaş artık açlık sınırı içine girmiş” ifadelerini kullandı.

AK PARTİ ARTIK İDARE EDEMİYOR

Yücel, “Görünen şu AK Parti Türkiye'yi idare etmekte zorlanıyor. Şu anda dış ülkelerden gelecek yardıma kendine endekslemiş. Yurt dışından emanet diye tabir edelim swapla bütçeyi dolgun gösterme kaydıyla sıfır bir bütçe ile gittiğini görüyoruz. Bunun da en net örneği şu. 3 yıl geçmiş esnaf vergisini ödemiş ve matrah artırımı getiriyor. Bir takım uzlaşılar getiriyor. Gerçek vergi toplamakta zorlanan hükümet dolaylı vergiden para toplamaya çalışıyor. Param yok hem sıkıntıdayım diyen esnaf bu vergi barışına girmesem inceleme geçirir miyim duygusuyla matrah artırımına giriyor. Ortada bir gerçek var. Hükümetin bütçesi boş vatandaşın bütçesi boş. Böyle bir ülkedeyiz. Vatandaş sandıkta bunun hesabını sorarız diyor” diye konuştu.